Beden Dili Tarihi

Posted by on Aralık 13, 2012 in Beden Dili Tarihi | 0 comments

Beden Dili Tarihi

Beden Dili Tarihi hakkında yorum yapabilmek için insanlık tarihi ilgili bazı bilgileri, Beden Dili açısından yorumlamak gerekir.Tarih öncesi dönemlerde yaşayan insan atalarımız, çevresindekiler ile iletişim kurmak için, Sözlerini, gırtlağından çıkardığı bir Ses Tonu ve aynı zamanda da kullandığı Beden Dili ile ifade etmiş midir? Yine bir başka soru sormak gerekirse, Tarih öncesi insan, acaba el ve kol hareketlerini, yaşamını sürdürürken kendisine karşı düzenlenen saldırıları savuşturmak için kullanmış mıdır? Kısaca, Beden Dili, iletişimin en eski biçimlerinden biri olabilir mi?

Hiç kuşku yok ki, Beden Dili iletişimin en eski biçimlerinden biri. Bugün bile, el ve kol hareketleri, dikkat ettiyseniz ‘şeyler’i’ daha çok vurgulamak için kullanılmaktadır. Aslında, genel olarak Beden Dili, biz bunun farkında olmasak da, günümüzde hala şaşırtıcı ölçüde kullanılmaktadır.

Beden Dili Yakın Tarihi

Beden Dili’nin Tarihi gelişimine baltığımızda, akademik alanda ve halk arasındaki ciddi yayılma 20. yüzyılın sonlarında gerçekleşmiştir. İlk paragrafta sorulan tarih öncesi insanlarla ilgili soruları bir kenara bırakırsak, ciddi anlamda gerçek ilk çalışma 1605 yılında yayımlanmıştır. Bu çalışma İngiliz filozof, bilim adamı ve politikacı olan Francis Bacon tarafından hazırlanmıştır. Francis Bacon Jestlerin ve mimiklerin insanların iç dünyalarını dışa yansıttığını belirtmiştir. “Dil kulaklara seslenirken, Beden Dili göze hitap eder”.

soi-kitap-seti-sidebar

Beden Dili İnsanı Ele Verir

Bir insanın Beden Dili’ne bakarak üzgün mü, yoksa mutlu mu olduğunu anlamak, bir insanın söylediklerini dinleyerek üzgün mü, yoksa mutlu mu olduğunu anlamaktan çok daha kolaydır. İletişim esnasında Beden Dili, %70’e varan bir oranda kullanılmaktadır.

Ayrıca İletişim esnasında, Sözler, Ses Tonu ve Beden Dili arasında bir uyum yok ise, bu noktada, ağırlıklı olarak iletişim için bu üçlüden (Sözler, Ses Tonu ve Beden Dili) Beden Dili’ne bakılmaktadır.

Beden Dili ve Gülümsemek

Gülümsemek, Beden Dili’nin en basit biçimlerinden biridir. Gülümsemek bulaşıcı bir etki bırakır, fark etmişsinizdir. Birine gülümseyişiniz, onun size gülümseyişi ile karşılık bulur.  Gülümsemek, Beden Dili’nin en kolay ve en güçlü biçimlerinden biridir. Bir bebeğin gülümseyişi, gülümseyişin gücüne mükemmel bir örnek olarak verilebilir. Gün boyunca biraz daha gülümsemeği deneyin… Göreceksiniz, hayat sizin için ve çevrenizdekiler için daha yaşanılır olacak, daha zevkli bir hal alacak. Gülümsemek, kuracağımız ilişkinin garantisini ve güvenilirliğini sağlayan bir mühür özelliği taşımaktadır.

Beden Diline Bakarak İnsanları Okumak

Beden Dili, sözcüklerin arkasındaki anlamdır. Beden Dili, “örtülü” bir dildir, “dolaylı” bir dildir. Şaşırtıcı bir şekilde, yapılan araştırılar, kurduğumuz iletişimin %10’unun sözel ağırlıklı olduğunu gösterirken, iletişimin geri kalanının büyük kısmı “örtülü” ve “dolaylı” olan Beden Dili ve Ses Tonu’na aittir. Bu arada Beden Dili’ni abartmak için de bir sebep yok. Beden Dili roket bilimi de değildir. Herkes tarafından kolaylıkla öğrenilebilir. Beden Dili Eğitimi alarak bu işeratleri okumak ve sergilemek daha da iyi geliştirilebilir.

Beden Dili’ndeki örtülü anlamların anlaşılışına ve tercüme edilişine yardım etmek için, uygulanabilir olan bazı genelleyişler ve temel alınacak bilgiler, yorumlar vardır. Aşağıda bu temel bilgilerden bazılarını bulabilirsiniz:

  • Gözler

Konuşurken, konuştuğunuz kişinin gözlerinin içine bakmıyorsanız, bu durum, konuştuğunuz kişiden ‘bir şeyler gizliyorsunuz’ şeklinde yorumlanabilir. Gözlerinizdeki hareketin değişkenliği, gözlerinizin odaklandığı noktanın ve istikametinin değişimi, benzer bir şekilde ‘güven vermeyen kişi’ izlenimi yaratabilir.

Birden fazla insanın bulunduğu bir grupta, her insanın gözlerinin içine bakarak konuşun. Bir sonraki insana yüzünüzü çevirin ve gruptaki her insan ile göz teması kurup onları selamlayarak kabul edin. Grupta bir kişi bile eksik kalmayacak şekilde, bütün insanların sıcak bakışınızı hissettiğinden emin olarak, saat yönünde göz temasına devam edin. Gruptaki birine kötü kötü bakarak, saat yönündeki bu hareketin dışına bir ok gibi çıkmayın.

  • Dikkat Süresi / Tutum

İnsanlar sizin bir konuya veya bir insana karşı gösterdiğiniz dikkatin süresinden, o konu veya insana nasıl bir tutum içinde olduğunuzu anlayabilirler. Eğer bir insana ya da bir konuya karşı odaklanmakta güçlük çekiyor ve dikkat süreniz dalgalanıyorsa veya azalıyorsa, bu durum, sıkıldığınızı, o konuya veya insana karşı ilgisizleştiğinizi ve hatta o konuyu ve insanı umursamadığınızı gösterir.

  • Dikkat Yönü

Bir partide veya bir toplantıda bir grubun içinde iken, eğer birini engelleyecek şekilde oturuyor ya da ayakta duruyorsanız, yani biri sizin arkanızda ise, bu durum kabalık ve düşüncesizlik olarak yorumlanabilir. Bu tür gruplarda yer aldığınızda, herkesin konuşmaya dahil olabileceği, katılabileceği bir açıda olduğunuzdan emin olun. Şayet birinin önünde olduğunuzu fark ederseniz, kafanızı çevirerek onu da konuştuklarınıza dahil ettiğinizi gösterir bir hareket yapın ve herkesin sohbet ortamı içinde oluşunu sağlayın.

  • Kolları Bağlamak ve Bacak Bacak Üzerine Atmak

Bir kişiyle iletişim halindeyken, kolları bağlayarak oturmak ve bacak bacak üzerine atmak gibi hareketler sorun olarak değerlendirilebilir. Bu yüzden birisiyle iletişim halindeyken kollarınızı serbest bırakın ya da elinize bir bardak su, bir kartvizit ya da bir not defteri alın.

  • Kafa Sallamak

Siz konuşurken, insanlar kafalarını “onaylayan” bir biçimde “evet” manasında sallıyorlarsa, görüş birliği içindesiniz demektir. Siz konuşurken, insanlar kafalarını “onaylamayan” bir biçimde, “hayır” manasında sallıyorlarsa, görüş birliği içinde değilsiniz demektir.

  • Kişisel Beden Alanı

Bedeninizi bir dairenin merkezi olarak düşünerek 50 cm. yarıçapında bir daire çizin. Bu sizin kişisel beden alanınızdır. İnsanlar kişisel beden alanlarını severler. İnsanlarla iletişim halindeyken, onlara belirli bir mesafe vererek konuşmak, onların kişisel alanlarına girmemek gerekir. İnsanların yakınına gelerek kişisel beden alanlarına girmek hükmedici bir nitelik taşıdığından rahatsız edici olabilir.

Başka insanlarla birlikte olduğunuz zamanlarda, onların vücut dillerini okuyun, vücutlarının nasıl davrandığını not edin. Eğer birisiyle konuşurken, konuştuğunuz kişi birden kollarını göğsünün üzerinde bağlıyor ve kafasını “hayır” manasına gelecek şekilde sağa sola sallıyor ise, onu muhtemelen ikna edemediniz, kazanamadınız demektir. Bu durumu değiştirmek için, konuştuğunuz kişiyi kaybettiğiniz noktayı hızla tesbit ederek bir adım geri atın. Olumsuzluğa girilmeden önceki noktadan hareketle konuştuklarınızı yeniden toparlamaya çalışın.

soi-kitap-seti-sidebar

Yukarıda sıralanan maddelerin tamamı Stratejik Planlama ile alakalıdır.

Beden Dili ile ilgili burada özetlenenlerin tamamını ve daha fazlasını Ayna Yayınevi editörleri tarafından hazırlanmış olan “Beden Dili” adlı e-kitapta bulabilirsiniz. Kitabı indirmek ve incelemek için BURAYA tıklayın.

Beden Dili Tarihi ve Sözel olmayan iletişim hakkında yaptığımız bu kısa yolculukta bizlere katıldığınız için teşekkür ederiz.

Benzer Konular:

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir